28 Ocak 2014 Salı

Eskişehir’de EVLAD-I FATİHAN
BALKANLARDA AKAN ZAMAN Sergisi
     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansının birlikte organize ettiği “Evlad-ı Fatihan Balkanlarda Akan Zaman” isimli kültürel etkinlik Eskişehirlilerin yoğun ilgisiyle karşılandı.
 
     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansının birlikte organize ettiği “Evlad-ı Fatihan Balkanlarda Akan Zaman” isimli kültürel etkinlik Eskişehirlilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Odunpazarı Bey Konağı’nda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Dr. Yusuf Akçay tarafından hazırlanan ve Balkanlardaki Müslüman Türk ahali ve yerleşim birimlerinin yaklaşık 100 yıl önceki hallerini gösteren 100 adet tarihî fotoğraf ve kartpostalı içeren “Evlad-ı Fatihan Balkanlarda Akan Zaman” adlı kitabın tanıtım programı yapıldı.
 
    
     Program, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna’nın söz konusu kitabın içindeki tarihî fotoğraf ve kartpostalların resim altı metinleriyle beraber Eskişehirlilerin dikkatine sunulduğu sergiyi açmasıyla başladı. Serginin açılışında Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak, Eskişehir İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Yusuf Balcı, Eskişehir TDKB Ajansı Genel Sekreteri Hakan Ergün, Valilikte görevli bazı bürokratlar, TDED Yönetim Kurulu Üyelerinden Feridun Tekbıyık, Salih Güzel ve Niyazi Gedik ile Dil ve Edebiyat dergisi editörü Hüseyin Altuntaş, ayrıca çok sayıda Eskişehirli hazır bulundu.
 
     Açılışta verilen kokteylin hemen ardından Bey Konağı’nın üst salonunda düzenlenen tanıtım programına geçildi. TDED Yönetim Kurulu Üyesi ve Radyo-TV Programcısı Niyazi Gedik’in sunduğu program, TDED Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak’ın konuşmasıyla başladı.

 
     Konuşmasına “Eskişehir’de olmak, Yunus Emre’ye, Nasreddin Hoca’ya, Battal Gazi’ye konuk olmaktır” sözleriyle başlayan İlbak, Balkan Savaşları ile asırlardır hükmettiğimiz toprakların elimizden çıktığını; Balkanlardaki Müslüman nüfusun tehcire ve büyük bir soykırıma uğradığını belirtti. Balkan Savaşları’nın Osmanlı tarihinde bir dönüm noktası olduğunu ifade eden İlbak sözlerine şöyle devam etti:
 
     “Balkan coğrafyası, gönül dünyamızın, ruh iklimimizin bir yansımasıdır. Balkanların her anında ve her yerinde biz varız. Sarayova, Üsküp, Kosova, Mostar, Filibe, Tuzla, İşkodra, Yanya, Karadağ’da, … hâlâ biz varız, biz varız o topraklarda.”
 


     Üzeyir İlbak, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna’ya ve Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansına teşekkür ederek başladığı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
 
     “Asırlardır Rumeli’de yaşayan Müslüman nüfus katliamlara maruz kaldı. İnsana ve insanlığa uygulanan soykırım, çok geçmeden Balkan coğrafyasındaki insanlık mirası Osmanlı-İslam mimarisine de akıldan yoksun hınç ve öfkeyle acımasızca uygulandı. Ulus milliyetçiliğini yücelten Batı, asırlardır diş bilediği bir medeniyeti yok etmek için 18. asırda başlayan isyan, soykırım, tehcir, etnik temizlik, yıkım ve tahrip hareketlerine hâlâ sessiz ve hâlâ göz yummaktadır.
 
 
     Etkinliği gerçekleştiren Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansının Yönetim Kurulu Başkanı Vali Güngör Azim Tuna da Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğine ve yetkililerine teşekkür ederek başladığı konuşmasını, “Evlad-ı Fatihan Balkanlarda Akan Zaman”adlı kitabın Balkanlardan uzanan trajik göç yolculuğunu anlattığını söyleyerek sürdürdü. Vali Tuna, daha sonra şunları söyledi:
 
     “Göç, Evlad-ı Fatihân’ın kaderi olmuştur; uğradıkları vahşetler nedeniyle ecdadın emaneti vatanlarından ayrılmışlar ve bu yüzden de göç aynı zamanda onların kederi olmuştur.
 
    
    Kardeşlerimizin acılarını dillendiren bu eser, dünya durdukça hafızalardan silinmeyecek ölümlere, zulümlere bir ağıt niteliğindedir. Mazide kalan acılarımızı asla unutmayacağız. Ancak unutmamaktaki gayemiz kin-nefret tohumları ekmek değildir. Çünkü ‘Giderdim gönlümden kini, kin tutanın yoktur dini!’ diyen şairleri bağrından çıkaran bu topraklarda kin-nefret asla yeşermez. Bizim unutmamakta, yaraları tazelemekteki maksadımız; -her zaman ifade ettiğimiz gibi- ayrılıklar için değil, ayırmak için değil; birlik içindir. Bugün de aynı gaye ile, gönülleri fethetmek için Türk Dünyası Kültür Başkentliği sürecinde Fatihlerin evladı olarak iyilikler, güzellikler üretmeye devam ediyoruz” diyen Vali Tuna, sözlerini şöyle tamamladı:
 
     Bu kitap, bu kapsamda üretilen güzelliklerden biridir. Kitabın hayırlara vesile olmasını diliyor, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği yetkililerine ve çalışmada emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
 
 
     Balkan coğrafyasındaki Müslüman milletlere karşı uygulanan zulüm ve işkenceleri ağıt niteliğindeki metinlerle anlatan kitabın yazarı Yusuf Akçay ise, desteklerinden dolayı Vali Tuna’ya ve katılımcılara teşekkür etti.
 
     Daha sonra Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak, “Evlad-ı Fatihan-Balkanlarda Akan Zaman” adlı projeye verdiği destek için Vali Tuna’ya teşekkür plaketi verdi. Vali Tuna da kitabın yazarı Yusuf Akçay’a 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı çalışmalarına yaptığı projeyle destek verdiği için günün anısına teşekkür plaketi ve 2013 TDKB anı tabağı takdim etti.
 






     1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı ile başlayan ve Balkan Savaşları ile telafisi imkânsız sonuçlara sebep olan acıları yeniden hatırlamak amacıyla hayata geçirilen “Evlad-ı Fatihan/Balkanlarda Akan Zaman”  isimli kitap ve sergi projesi, 31 Ocak 2014 tarihine kadar Eskişehir Bey Konaklarında açık kalacak. Eskişehirli sanatseverler sergiyi ücretsiz gezebilecek.
 
 
 
 

6 Ocak 2014 Pazartesi

TDED Çorum Şubesi’nden Erdem Bayazıt’a Vefa Gecesi

     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çorum Şubesi, Türk Edebiyatının en önemli şairleri arasında yer alan ve “7 Güzel Adam”dan birisi olan Erdem Bayazıt için “Vefa Gecesi” düzenledi.

     3 Aralık Cuma akşamı TDED konferans salonu’nda Halit Yıldırım’ın hazırlayıp sunduğu programda İmam Hatip Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri merhum şairin en güzel şiirlerini okudu.


     Erdem Bayazıt’ın hayatını anlatan sinevizyon gösterisi ile başlayan ve Erdem Bayazıt’ın kendi sesinden şiirlerin de dinlettirildiği programda şiirler okundu.


     Çok sayıda izleyicinin katıldığı programda hayli duygusal anlar yaşanırken TDED Çorum Şube Başkanı Turhan Candan da Erdem Bayazıt’ın en bilinen şiirleri arasında yer alan “Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair” adlı şiiri okudu.


     Programın sonunda TDED Çorum Şube Başkanı Turhan Candan, öğrencilere çiçek takdim ederken, Halit Yıldırım kendi kitabını, Mehmet Tatlısu da Erdem Bayazıt’ın hayatını anlatan birer kitap hediye etti.


TDED Çorum Şubesi

30 Aralık 2013 Pazartesi

Mehmet Âkif’in vefat yıl dönümünde Dil ve Edebiyat dergisi Genel Yayın Yönetmeni Üzeyir İlbak “Âkif’in Düşünce Dünyası”nı konuştu.

     Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi  Ses Sanat ve Edebiyat Kulübü Mehmet Âkif’in vefat yıl dönümünde “Âkif’in Düşünce Dünyası”nı konuşmak üzere Dil ve Edebiyat dergisi Genel Yayın Yönetmeni Üzeyir İlbak’ı misafir etti.

     Üzeyir İlbak, Mehmet Akif’in tarihî seyir içinde beslendiği kaynaklar ve karşılaştığı sorunların etkisi ile zaman zaman farklılaşmakla birlikte aynı potada değerlendirilebilecek bir düşünce yapısına sahip olduğunu belirtti. Özellikle II. Meşrutiyet sonrası gelişen fikir akımlara Mehmet Âkif’in nasıl etki ettiğine dikkat çekti.

     Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad dergilerinin sadece İstanbul ve Anadolu’da değil bütün Osmanlı coğrafyasında karşılaştığı teveccüh çerçevesinde M. Âkif’in düşüncelerini ele aldı. Safahat’ın bir şiir metni olması yanı sıra bir düşünce kataloğu olduğuna da vurgu yaptı ve üstadın şu şiiri ile konuşmasını sonlandırdı.

FOTOĞRAFLAR








TDED Osmancık Şubesi'nde Mehmet Akif Ersoy'u Anma Programı   

     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi ile Osmancık Belediyesi'nin birlikte organize ettiği "Mehmet Akif Ersoy'u Anma Programı"  Osmancık Belediyesi'nin misafirhanesinde gerçekleşti.

     Mehmet Akif Ersoy'un hayatından kısa kısa bilgilerin paylaşımıyla başlayan programda Osmancık Belediye Başkanı Bekir Yazıcı ve Ömer Derindere Anadolu Öğretmen Lisesi edebiyat öğretmeni Yaşar Pehlivan Mehmet Akif ile ilgili bilgilerinin yanında şiirlerinden de örnekler verdiler. 

     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi Başkanı Kazım Sekili, Mehmet Akif Ersoy'un, ''kalemiyle yazmaktan ziyade, gönlüyle, kalbiyle yazan bir şair olduğunu'' belirterek, ''Mehmet Akif sadece İstiklal Marşımızın şairi, sadece milli şairimiz değildir, Mehmet Akif sadece Çanakkale'nin de şairi değildir; Akif, bir şair olmanın çok çok ötesinde bir mütefekkir, bir münevver, bir gönül insanıdır'' dedi.

     ''Ne mutlu bizlere ki ne mutlu sizlere ki Mehmet Akif gibi pak bir ruhu, temiz bir vicdanı yad etmek için onun yüksek ideallerini, davasını, aşkını, heyecanını paylaşmak için bugün buradayız. Merhum Akif'i hakkıyla anmak, ona minnet borcunu ödemeyi gerektirir. Mehmet Akif'e minnet borcunu ise onu okuyarak, anlayarak, onu hissederek ancak ödeyebiliriz. Onu hakkıyla anmak ve ona layık olmak, Akif'i düşünceleriyle, dünya görüşüyle güç karşısındaki asil duruşuyla tanımayı gerektirir'' diye belirtti.


     Osmancık Belediye Başkanı Bekir Yazıcı ise Akif'te sembolleşen Asım ile ilgili bilgiler verdi. "Çanakkale şehitlerimizin ruhu da bizi millet kılan, büyük saldırılar, büyük depremler karşısında ayakta tutan mana da Akif'in Safahat'ındadır, Akif'in destanındadır. Onun idealindeki genç, Asım'dır; Asım, adaleti, hakkaniyeti, vicdanı, merhameti, kesinlikle bu özellikleri temsil eder. O, hayali bir kimlik, yaşanmamış bir roman ya da film kahramanı değildir. Keza, Asım ve Asım'ın temsil ettiği değerler sistemi hiçbir zaman tarihte kalmış, efsaneleşmiş, mitolojik bir kavram da değildir. Asım, gücün, zulmün, zorbalığın karşısında asla boyun eğmeyendir. O, hakikati eğip bükmeyendir. O, şartlar ne olursa olsun, hakkı tutup kaldırandır. Kavgadan değil barıştan, çatışmadan değil kardeşlikten, bencillikten yana değil adalet ile üretip adalet ile paylaşmaktan yana taraf olandır. Mehmet Akif'in idealindeki Asım'ın işi gönüler kırmak, öfkeyi beslemek, kin gütmek değil, kırık gönülleri kazanmaktır, yaraları sarmaktır. Yazıcı, Akif'in hayatının ''gözyaşı'' olduğunu, onun sadece parçalanan Osmanlı için değil, bütün mazlumlar ve mağdurlar için gözyaşı döktüğünü, hepsinin sızısını yüreğinde hissettiğini belirtti. Ve Safahat'tan bazı şiirlerini okudu.

     Programda bulunanların da katkılarıyla zenginleşen program Safahat'ı ve Akif'i gençlerimize tanıtmamız temennisiyle son buldu. 

TDED Osmancık Şubesi

21 Aralık 2013 Cumartesi

Ahmet Turgut,  TDED Çorum Şubesi’nde Konferans Verdi
 
     Aşkın Şehidi, Aşkın Secdesi, Aşkın Elçisi, Bozkırın Sırrı Türk Peygamber gibi son dönemin en fazla okunan kitapların yazarı Ahmet Turgut, Türkiye Dil Edebiyat Derneği (TDED) Çorum Şubesi’nde sevenleriyle buluştu.
 
     Belediye Başkan Yardımcısı Alper Zahir, Milli Eğitim Müdürü Aytekin Girgin, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Ali Dinçer, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Arife Betül Gülgün ve çok sayıda dinleyicinin katıldığı söyleşide ünlü yazar Ahmet Turgut, kitap yazma serüvenini ve yazmış olduğu romanların öyküsünü anlattı. Hz. Adem’le başlayan insanlık tarihinin ve Bakara Suresi 30-31 ve 32. ayetlerinde anlatılan Allah’ın Adem’e isimleri öğretmesi ışığında ismin mahiyetinden söz eden Ahmet Turgut, kendi senaristlik hayatını ve Kurtlar Vadisi dizisindeki senaryo yazarlığının serüveninden de bahsetti.
 
 
 
     Kitap okumanın önemini anlatırken her kitaptan muhakkak alınacak bir hakikat olduğunun altını çizen Ahmet Turgut, hangi kitaptan daha ziyade kitabı nasıl okuduğumuzun daha önemli olduğunu kaydetti. Turgut, “Bir kitapta bilgi, duygu ve irfanın olması gerekir. Bilgiyle yarınımızı, duyguyla bugünümüzü, irfanla yarımızı şekillendirebiliriz. Bizim medeniyetimiz bir irfan medeniyetidir. Gençlerimiz, okuduklarını bir hakikati yakalamak için okumalıdırlar.” dedi.
 
 
Ahmet Turgut programın sonunda hayranları için kitabını imzaladı.
 
 
 
TDED Çorum Şubesi

17 Aralık 2013 Salı

TDED Çankırı “Can Veren Pervaneler” Programını Gerçekleştirdi

     TDED Çankırı Şubesi Gençlik Komisyonu ile Çankırı Karatekin Üniversitesi Düşünce Topluluğu tarafından ortaklaşa düzenlenen “Can Veren Pervaneler” isimli program gerçekleştirildi.

     Atatürk Kültür ve Sanat Merkezinde gerçekleştirilen programa Belediye Başkanı İrfan Dinç ve eşi TDED Çankırı Şubesi Başkanı Zeynep  Perihan Dinç, ÇKÜ Türkiyat Enstitüsü Müdürü Doç Dr. Ömer Çakır, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.


     TRT Anadolu ekranlarında “Can Veren Pervaneler” isimli programı yapan Hayati İnanç’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte ilk olarak söz alan TDED Çankırı Şubesi Gençlik Komisyonu Başkanı Fatih Gezginci, derneğin faaliyetlerinden kısaca bahsederek etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Daha sonra bir konuşma yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Düşünce Topluluğu Başkanı Ahmet Mürsel Ayhan, topluluk olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgiler verdi ve Uluyazı kampüsüne 3 bin fidanlık bir düşünce ormanı kuracaklarını dile getirdi.


     Ayhan’ın ardından kürsüye gelen konuşmacı Av. Hayati İnanç ise Divan edebiyatının seçkin örneklerini öğrencilerle paylaşarak, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve Fatih Sultan Mehmet'in yazmış oldukları divanlardan en güzel beyitleri ney sesi eşliğinde konferans boyunca seslendirdi. İnanç ayrıca, tarihten gelen hikâyeler de anlatarak, önemli padişahların zamanın şairleri ile olan münasebetlerini keyifli bir dille öğrencilerle paylaştı. İnanç’ın konuşmasının ardından söz alan Belediye Başkanı İrfan Dinç, programdan çok keyif aldığını belirterek, “Ben sizden her ay Çankırı’da bir program yapmanızı istiyorum. Sizleri aramızda görmek bize mutluluk verecektir. Belki Çankırı’mızdan da bir öğrenci yetiştirir ve burada iz bırakan isimlerden biri olursunuz” dedi.


     Program sonunda Başkan Dinç, konuşmacı Hayati İnanç’a tuz lambası, TDED Çankırı Şubesi Başkanı Zeynep Perihan Dinç ise çiçek hediye etti.


TDED Çankırı Şubesi

10 Aralık 2013 Salı

TDED Çankırı Şubesi Lise ve Ortaokul Ziyareti

     TDED Çankırı Şubesi, Çankırı Gazi Anadolu Sağlık Meslek Lisesi'ni ve Çankırı İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret etti.

     Ziyarete TDED Çankırı Şube Başkanı Zeynep Dinç ve ÇKÜ İİBF Dekan Yardımcısı aynı zamanda TDED Çankırı Şubesi Yönetim kurulu üyesi Yrd. Doç.Dr. Galip Çağ katıldı.




     Çankırı Gazi Sağlık Meslek Lisesi'ne son sınıf öğrencileri için 60 adet yaprak test ve kitap kumbaralarına bağışlanan kitaplardan 150 adet roman hediye edildi.



     Çankırı İmam Hatip Ortaokuluna ise 100 adet hikaye kitabı hediye edildi.

TDED Çankırı Şubesi
TDED Manisa Şubesi'nden Vali Şavaş'a Tanıtım Ziyareti
 
     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, Manisa Valisi Abdurrahman Savaş'ı ziyaret etti.
 
     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Selçuk Özdağ adına Genel Sekreter Erdal Çil, Volkan Layık, Sabriye Kafesçiler, Ufuk Sevgin, Semra Kaplan Kıvırcık ile Gençlik Komisyonu adına Mehmet Ali Çakmak ve diğer üyeleriyle beraber Manisa Valisi Abdurrahman Savaş’ı makamında ziyaret etti. Erdal Çil ve beraberindekiler ziyarette, amaçlarının Türkçe’yi korumak ve gelecek kuşaklara bozulmadan iletilmesini sağlamak olduğunu belirterek Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin çalışmaları hakkında Vali Savaş’a bilgi verdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirten Vali Savaş, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şubesi’nin çalışmalarında başarılar diledi.
 


 
TDED Manisa Şubesi

6 Aralık 2013 Cuma

Dil ve Edebiyat Dergisi 60’ıncı Sayısına Ulaştı

Dil ve Edebiyat dergisi yılın son ayında 60’ıncı sayısına ulaştı. Dil ve Edebiyat, Aralık ayında edebiyatımızla aramıza soğuk aralıkların girmesine izin vermiyor.

     Dil ve Edebiyat dergisi Aralık sayısında dil ve edebiyatın farklı konularında hazırlanan makaleler, dil ve üslup zenginliği ile edebiyat dünyasına açılan denemeler, genç ve tecrübeli isimleri bir araya getiren hikâye ve şiirlerle okur karşısına çıktı.

     Dergi, Mustaf Özçelik’in Resim adlı şiiriyle sayfalarını açıyor. Özçelik, En iyisi bir ateş yakıp /Bütün resimleri birer birer/ İçimden koparıp atarak/ Bir kuş gibi/ Hafif olmalıyım dizeleriyle selamlıyor okuyucuları. Bu şiirin ardından Zafer Acar’ın Öfffff Gazeli yer alıyor. Acar eski şiirimizin kalıplarından yararlanarak yeni bir şiir meydana getirirken poetik bir duruş da sergiliyor. Acar’ın dergideki bir başka çalışması olan, Hilmi Yavuz üzerinde yazdığı uzun makalesi Şiirimizde Hilmi Yavuz Olayı’nın üçüncü bölümü de şiir tarihimize poetik bir bakış olması açısından değerlendirilebilir.

     Dil ve Edebiyat dergisi Genel Yayın Yönetmeni Üzeyir İlbak, İnsanın İnsanlık Provası başlıklı yazısıyla haccın birtakım ritüeller olarak algılanan görüntüsünün ötesine geçmeyi deniyor. İlbak’ın dikkat çeken satırları: “Putkıran İbrahim’in evlatlarının inşa ettikleri bu şehre Muhammed’i seçerek gönderen Allah’ın şuur inşa biçimini Nur Dağında ‘Alak Suresi’ne muhatap kılma idrak ve şuuruna varmaktır hac…” … “Beytü’l-Haram insana ‘hayır’ demeyi öğretir. Eğer Hz. Peygamber, Mekkeli müşriklere Kâbe’de olduğu rivayet edilen üçyüzden ziyade put ve/veya sembollere bir tane de İslam adına teklif etseydi, orada hiçbir eziyet ve zulme maruz kalmazdı. Kâbe, bir başkaldırı ve kıyam merkezidir.”

     M. Atilla Maraş Aralık sayısında biyografi denemelerine devam ediyor. Maraş’ın bu ayki konusu Alaettin Özdenören. Özdenören, farklı ve ilginç kişiliğiyle tanıtılıyor. Özdenören’in dünyasına eğilmek ve onu tanımak isteyenler için arşiv değerinde bir yazı.

     Dil ve Edebiyat dergisinin zengin içeriği ve düzenli yazan yazarlarının yazılarının dışında öne çıkan bir başka yazı sosyal medyayı konu ediniyor. Haluk Camcı, sosyal medyayı dil ve edebiyatımıza etkileri dışında ruh dünyamıza etkileri bakımından ele alıyor. Bu yazı, sürekli gündemimizde yer alan sosyal medyanın fert ve toplum hayatımıza etkileri üzerinde derli toplu bilgiler sunuyor. Camcı yazısını “Belki hiç kimseye sosyal medyayı kullanmamasını telkin edemeyiz ama sanal ya da gerçek platformlarda hiçbir düşünceyi aşağılamamayı, insan onurunu kırmamayı, bizim gibi düşünmeyenlere kin ve nefret kusmamayı, basmakalıp hazır fikir sloganlarıyla değil, basit de olsa karşımızdakilere kendi tefekkürümüzle ulaştığımız şahsi düşüncelerimizi nezaketle sunmayı başarabiliriz” şeklinde bitiriyor.

     Dil ve Edebiyat dergisi Aralık sayısında kapağına harflerden oluşmuş bir kalemi âdeta kültür kaynaklarımıza yöneltircesine taşıyor ve yazarken beslenilecek membaı işaret ediyor.

     Dergide yer alan diğer yazılardan bazıları şöyle:
Araştırmacıların Çağdaş Sorunu: Bilgi Yönetimi / Prof. Dr. Erdoğan Boz
Hatırat’tan Katreler/ Prof. Dr. Hikmet Özdemir
Zaferin Victor’u, Hezimetin Hugo’su / Mehmet Habil Tecimen
Bir Köpek Bakıcısının Kedi Bakıcısıyla Sınanması (hikâye) / Recep Şükrü Güngör
Harfler, Rakamlar ve Felsefe Üzerine / Yusuf Akçay
Kurt Bakışı (şiir) / Hasan Suver

Dil ve Edebiyat dergisi ile birlikte "Şiir Yıllığı 2012" kitabına ulaşabileceğiniz adresler için tıklayınız.

 

4 Aralık 2013 Çarşamba

Toplumsal iletişimde dilin gücü

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED)'in hanımlar için düzenlediği "Perşembe Sohbeti"nin bu haftaki konuğu Yıldız Konal Süslü oluyor.

Süslü, derneğin Eyüp'teki genel merkezinde "Toplumsal İletişimde Dilin Gücü" konulu bir sohbet yapacak. Program 05 Aralık 2013, Perşembe saat 13:00'te başlayacak sohbet ücretsiz olarak hanımlara açık olarak gerçekleşecek.


26 Kasım 2013 Salı

TDED Çankırı da "Günümüzden Mavera'ya" Paneli
 
     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesi ve Çankırı Belediyesi'nin işbirlğinde düzenlenecek olan, "Günümüzden Mavera'ya" adlı paneli TDED Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak yönetecek. Konuşmacı olarak; Rasim Özdenören, Şaban Abak, Mehmet Atilla Maraş Mavera Dergisi'nin anlatacak.

      Panel, 30 Kasım 2013 Cumartesi saat: 19.30'da Çankırı 100. Yıl Kültür Merkezi'nde yapılacak. Panel tüm katılımcılara açık olacak.

18 Kasım 2013 Pazartesi

TDED Osmancık Şubesi "Film Okumaları" Etkinliği

     TDED Osmancık Şubesi'nde 20 Kasım 2013 Çarşamba Saat: 19.00'da Ömer Derindere Anadolu Öğretmen Lisesi Konferans salonunda "The Truman Show" aslım film okuması yapılacak. Etkinlik ücretsiz olup halka açıktır.



FİLM HAKKINDA BİLGİ:

     Truman Burbank, kartpostalları aratmayacak güzellikte bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi ve çok sevdiği karısı vardır. Ancak Truman dışında herkes tüm bunların düzmece olduğunu bilmektedir. Truman’ın yaşamı gerçek zannettiği bu stüdyolarda tam otuz yıldır, 24 saat boyunca canlı olarak bütün dünyaya yayınlanmaktadır. Truman bundan hiç şüphelenmemiştir, ta ki öldü zannettiği babasını bir gün caddeden geçen figüranlar arasında görünceye kadar…

     Alacakaranlık Kuşağı adlı kült televizyon dizisinin bir bölümünden  esinlenerek yaratılan Truman Show, Batı dünyasında on yıllardır süregelen toplumsal eleştirilere bir örnek olarak yerini alıyor. Peter Weir’in filminde söylemeye çalıştıkları ve Truman’ın trajedisi, kimi zaman beklendiği üzere gözlerinizi doldurmasa da, başı ve sonu olan eli yüzü düzgün bir Jim Carrey filmi..

The Truman Show (Türkçe Dublaj)
Filmin Yönetmeni: Peter Weir
Senaryo yazarı: Andrew Niccol
Filmin Türü: Bilim Kurgu, Dram, KomediYapım Yılı: 1998

TDED Osmancık Şubesi

9 Kasım 2013 Cumartesi

Dil ve Edebiyat Dergisi 59. Sayı Çıktı

Dil ve Edebiyat Çizgi Üstü Sanatın İzinde!

     Dil ve Edebiyat dergisi 59’uncu sayısında, doğumunun 80’inci, vefatının 36’ıncı yılında Mimar Cevat Ülger'i anmak, eserleriyle yâd etmek ve genç nesillere aktarmak maksadıyla merhumun oğlu Mehmet Ülger'le gerçekleştirilen söyleşiyi kapağına taşıyor. 

      Çizgi Üstü Bir Mimar üst başlığıyla ele alınan Mimar Cevat Ülger, insanlar arasında özellikleriyle fark edilip göze batan, eski deyişle nev’i şahsına münhasır bir zat; hayatı boyunca sergilediği faaliyetleri ile uç noktada çizgi üstü bir kişilik olarak tanıtılıyor. Söyleşide; Ülger'in gerek mimariye ve sanata bakışı gerekse bu alanda yaptığı çalışmalar hakkındaki görüşlerini yansıtan Osmanlı Mimarlığı ve Abstrakt Anlayış isimli makalesinden şu ifadeler iktibas ediliyor: "İslam kültür ve düşüncesi, tabiatı, Avrupa gibi bir dış görünüş kabul etmiyordu. Bu sistem içinde tabiat, yaratılış, hele insan, muazzam araştırmaların mevzuu idi. Onun bütün cephelerinde korkunç ilerlemeler olmuş, müthiş derinliklere inilmişti. Tabiat içli dışlı, maddeli ve ruhlu, alabildiğine etütlerle çevrilmiş, bu ilim çalışması bir vecd ve heyecan içinde yaşanmıştı. Tabiat, İslâm için, dış olduğundan çok daha fazla iç idi, derinlik idi, ruh idi...

     İnsanımız, Osmanlı İmparatorluğunun 15., 16., 17. asırları içinde, kendi yaradılışlarından getirdikleri abstre anlayışla, İslâm'ın ilim, kültür ve vecdini birleştirerek, erişilmesi imkânsız eserler yaptılar. Osmanlıların bu devrinde resim -heykel - mimari ayrılığı da kalkmış, hepsi ancak abstre kelimesi ile anlatabileceğimiz bir beraberlik içinde mimarlıkta birleşmişler, vecd ve güzelliğin, nispetin en son noktalarından birine varmışlardı. Resim de, heykel de, mimarlık da mimari ile yapılmıştı."

     Dil ve Edebiyat dergisi kapağa taşınan söyleşi dışında her zaman olduğu gibi dolu dolu… Dergi yine şiirlerle başlıyor. Bu ay derginin şairleri: Cumali Ünaldı Hasannebioğlu, Zafer Acar, Mehmet Aycı, Bahtiyar Aslan, Arif Dülger, Nurettin Durman, Nevzat Bayhan, Abdullah İlhan, Salih Turcan, Turgay Demirel, Yaprak Arıman. Dergide ayrıca Kübalı şair Reinaldo Arenas’ın biyografi ve şiirlerinin yer aldığı geniş de bir bölüm var. Arenas’ın şiirini Barış Altıoğlu aktarıyor.

     Dil ve Edebiyat dergisinin sayfalarında yine birçok önemli isim makale ve denemeleriyle yer alıyor. Yusuf Akçay’ın “Bir Felsefen Bile Yok” başlıklı yazısı 19’uncu asrın yaygın düşünce anlayışı pozitivizmi sorgularken Cumhuriyet’le birlikte “moda” düşünce akımlarının nasıl etkisinde kalındığının altını çiziyor. Bunların neticesinde bir felsefe geleneği oluşturamamanın sebepleri irdeleniyor. Akçay şöyle diyor:

     “Türkiye gibi toplumlarda bir felsefe geleneği oluşmadığı için, teolojik bilgi, muhatabımızı tartan temel bir fonksiyon üstlenmektedir. Muhatabımızın kurduğu/ kuramadığı bu metafizik rabıta, bizim için neredeyse tek kıymet hükmü haline gelmiştir. Karşılıklı olarak birbirini besleyen bu süreçten, ancak insan olmanın erdemini önceleyen bir gelişmişlik düzeyini yakaladığımızda kurtulabiliriz. Çünkü o vakit bir geleneğe “ait olanlar” ile her nasılsa “dâhil olanları” birbirinden kolaylıkla ayırabileceğimiz bir basirete de kavuşmuş olacağız.”

     Dil ve Edebiyat Kasım sayısında hem vefa hem de genç nesillere hatırlatma sayılabilecek arşivlik yazılar sunmaya devam ediyor. Mehmet Atilla Maraş’ın, yazar Zübeyir Yetik üzerine kaleme aldığı Bir Dava ve Fikir Adamı: Zübeyir Yetik başlıklı yazı bunlardan biri. Zübeyir Yetik’in bütün yönleriyle ele alındığı yazıda Maraş ile yaşadıkları şahsi yakınlık üzerinde de duruluyor.

     Dergide öne çıkan diğer yazı başlıkları: Şiirimizde Hilmi Yavuz Olayı II – Zafer Acar; Adsız mimarlar: Öğretmenler- Prof. Dr. Hikmet Özdemir; ‘Neden’ Kelimesi ‘Sebep’ Yerine Kullanılabilir mi? – İsa Kayaalp; Bilge Karasu’nun Bir Öyküsünü Çözümleme Denemesi –Aykut N. Kelebek…


 

5 Kasım 2013 Salı

Yeni Yarışma Konusunu Sizler Belirleyin

     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin geleneksel olarak düzenlediği liseler arası yarışmaların;

Birincisi, İstanbul konulu deneme yarışması,
İkincisi, İstanbul konulu hikâye yarışması,
Üçüncüsü, İstanbul konulu şiir yarışması,
Dördüncüsü, “İstanbul Türkçesi” konulu deneme yarışması,
Beşincisi ise Türkiye genelinde “2023’e Mektup” konulu deneme yarışması olarak yapılmıştı.

     2014-2015 Öğretim Yılında altıncısını düzenleyeceğimiz geleneksel yarışmamızın konusunun ne olmasını istersiniz? Bu konudaki önerilerinizi bize e-posta ile veya bizzat gelerek bildirmenizi rica eder, ilginize şimdiden teşekkür ederiz.


2 Kasım 2013 Cumartesi

TDED Gebze Şubesi açıldı

     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Gebze Şubesi düzenlenen törenle hizmete girdi. Törenin ev sahibi Başkan Köşker derneğin şubesinin Türkçe’yi canlı kılmak, yabancı dillerin işgalinden kurtarmak amacıyla kurulduğunu söyledi.

     Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Gebze şubesi, düzenlenen açılış töreniyle hizmete girdi. Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker’in ev sahipliğinde düzenlenen açılış törenine Gebze Kaymakamı Mehmet Arslan, Derneğin Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak, dernek yönetim kurulu üyeleri, AK Parti Gebze İlçe Başkanı Cemalettin Kaflı, İl Kadın Kolları Başkanı Oya Tunçel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Durak Demirel, AK Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Vasfiye Demir, belediye başkan yardımcıları Nilay Ayran, Ahmet Kisbet, başkan danışmanı Şakir Bitmez, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda seçkin davetli katıldı.

     Sultan Orhan Camii’nin yanında bulunan ve restorasyonu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tefrişatı da Gebze Belediyesi tarafından yapılan derneğin Gebze şubesinin açılışında ilk sözü; Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak aldı. İlbak’ın derneğin kuruluş amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verdiği selamlama konuşmasının ardından kürsüye çıkan Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, “Dil milletlerin en kıymetli hazinelerinin başında gelir. Diline sahip çıkmayan, dilini geliştirmeyen milletler millet olma vasfını kaybetmeye başlar. İletişim teknolojilerinin dünyamızı adeta bir köy haline getirdiği günümüzde; Türkçemizi canlı kılmak, yabancı dillerin işgalinden kurtarmak elzem hale gelmiştir.

     Türkçeyi güzel konuşmak, Türkçe’nin güzel konuşulması sağlamak; bu millete ve gelecek kuşaklara yapılacak en büyük iyiliktir. Bizler Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Gebze Şubesi’ni işte bu amaç ve düşüncelerle kurduk. Bu tarih ve güzide mekanda hizmet vermesi için bizlere destek veren Büyükşehir Belediyemizin değerli başkanına ve yöneticilerine huzurlarınızda teşekkür ederim. Tüm Türkçe sevdalısı kardeşlerimize, derneğimizde aktif olmaya, Türkçemizin bozulması ve yabancılaşmasına karşı proje üretmeye davet ediyorum. Gebze’mize hayırlı olsun” dedi.

AÇILIŞ FOTOĞRAFLARI