28 Mart 2012 Çarşamba

Ekrem ERDEM ile Söyleşi


"DİLİMİZ KİMLİĞİMİZDİR"

Konuşmacı:

Ekrem ERDEM
(TDED Genel Başkanı)

31 Mart 2012 (Cumartesi) Saat:13.00

TÜRKİYE DİL ve EDEBİYAT DERNEĞİ (İsmail Gaspıralı Toplantı Salonu)

facebook.com/TurkiyeDilveEdebiyatDernegi - twitter.com/DilveEdebiyatDr

Feshane Caddesi Nu:3 EYÜP/İSTANBULbilgi@ded.org.tr - www.ded.org.tr
TDED Ordu Şubesinden Millî Eğitim Müdürüne Ziyaret

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Ordu Şube yönetimi Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Nevzat TÜRKKAN’a nezaket ziyaretinde bulunarak hayırlı olsun dileklerini ilettiler.

Ziyarette, eğitimle dil ve edebiyatın iç içe, birbirinin kopmaz ve ayrışmaz parçaları olduğu görüşü dile getirildi.

Anadilin önemi ve dil bilincinin gerekliliği, bu hususta gösterilecek çabaların, gençlerimizin eğitimi, ülkemizin geleceği açısından taşıdığı değer konusuna vurgu yapıldı.

Gençlerimiz için her türlü gayreti göstermenin, bu konuda yardımlaşmanın herkesin boynunun borcu olduğu, her vatandaşın bu bilinci taşıması gerektiği konuşuldu.

Ziyarette TDED Ordu Şube Başkanı Nuri Kahraman’la birlikte yönetim ve üyelerden Hicran Tercan Aktürk, Gülsen Atalay, Ömer Durak, Kerim Alptekin ve Şenel Özata da hazır bulundular.

Başkan Kahraman, Türkkan'a yeni görevinde başarılar dileyerek, "Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği olarak yanınızdayız. Bize düşenler varsa yapmaya ve yardımlaşmaya hazırız. Size başarılar diliyoruz" dedi.

Millî Eğitim Müdürü Nevzat TÜRKKAN da, ziyaretten memnuniyetini belirterek başkan ve üyelere teşekkür etti.

22 Mart 2012 Perşembe

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Tv-Radyo Etkinlikleri

Asım’ın Nesli İşte Burada

AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları konferanslar düzenlemeye devam ediyor. 2 Destan 1 adam Mehmet Akif Hissiyatı’ndan İstiklal Marşı ve Çanakkale Ruhu adlı konferans AKM’de gerçekleşti. Mehmet Akif ve Çanakkale Ruhu’nun anlatıldığı konferansa konuşmacı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Abdurrahman Şen ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak katıldı.

AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları’nın düzenlediği “2 Destan 1 adam Mehmet Akif Hissiyatı’ndan İstiklal Marşı ve Çanakkale Ruhu” adlı konferans AKM’de gerçekleşti. AK Parti Sakarya İl Başkanı Recep Uncuoğlu, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Abdülkerim Yıldırım, AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Özden’in katıldığı programa gençler de yoğun ilgi gösterdi.

Gençlik değerlerine sahip çıkıyor

Düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Özden, Mehmet Akif ve Çanakkale Ruhu’nun önemine ve AK Gençlik Sakarya’nın bu önemle birlikte ortaya koyduğu hissiyata dikkat çekti. Mehmet Akif’in hayatının ve eserlerinin iyi okunması gerektiğinin altını çizen Başkan Özden, “Mehmet Akif’in hayatını iki saatlik konferanslara değil tüm bir hayata yayma gayretindeyiz. Çünkü Çanakkale’de yazılan destan ve bir şairden öte olan Akif, bizlere bir halkın direnişini, mücadelesini ve yüksek ruhunu anlatmaktadır. Geçtiğimiz Pazar günü Çanakkale’yi anlamak ve ecdadı anmak amacı ile 1000 kişilik bir grup ile Çanakkale’ye gittik. Gençlik elden gitmiyor, gençlik değerlerine sahip çıkıyor ve Akif’in hayal ettiği, ülkemizin yıllardır hasret çektiği Asım’ın nesli işte burada, bu salonda” dedi.

O, bir destan adamıdır

Konferansın ilk konuşmacısı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak, Akif’in hissiyatını anlattı. Bir mazlumun, bir mağdurun, bir direnişin büyük bir insanı olan Akif’i anlatan Üzeyir İlbak, “Akif’i kısa sürede anlatmak aslında çok zor. O büyük bir adam. Kurtuluş Savaşı’ndan önce de Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da çok büyük izler bırakmış bir büyük bir insan. Daha sonraki dönemlerde Akif’in değerler, eserleri, düşünceleri bir kül perdesi ile bir sis perdesi ile örtülmeye çalışılmıştır. Akif’in kendine özgü kişiliğini, güçlülüğü, hayata bakışındaki inanırlığı, teslimiyeti, fedakarlığı, kanaatkarlığı, onu gerektiği şekilde açık ve hakkını vererek değerlendirmemize imkan vermemektedir. Akif, yıldızların parladığı anlardan kalma ışıltısı, nehirleri, gölleri, denizleri ve okyanusları aydınlatan bir destan adamıdır. Safahat’ı eline alan her bir insan ilk bakışta sınırlı bir eserin bir yazarın karşısında bulunduğu gerçeği ile karşı karşıyadır. Eser karıştırıldıkça, şiirler okundukça o eserin ucu bucağı olmayan bir dünya, bir mücevher, bir tarih, bir gelecek, bir medeniyet ve kültür projesi ve bir kurtuluş düşüncesi destanı ile karşılaşır” ifadelerini kullandı.

O, muazzam eserler kazandırmıştır

Bu tarz programların anma programı değil anlama programı olmasını dileyenlerden ve böyle olması için gayret gösterenlerden olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Abdurrahman Şen konuşmasında, Mehmet Akif’in hayatını ve geçmişten günümüze Akif’e ve eserlerine olan bakışı anlattı. Akif’i anlamanın kolay olduğunu, resmi birkaç söz ve resmi birkaç demeç ile bunun kolayca gerçekleştirildiğini ifade eden Abdurrahman Şen, “Biz tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar Mehmet Akif’i anlamaya, İstiklal Marşı’nın ruhunu anlamaya, Çanakkale Destanı’nın ruhunu anlamaya en muhtaç olduğumuz günlerdeyiz. Akif edebiyat tarihimizde hiçbir mısra yazmasaydı da sadece İstiklal Marşı’nı sadece Çanakkale Destanı’nı yazmış olsaydı yine bugün edebiyat tarihimizde haklı bir yere sahip olacaktı. Bu iki eser edebi olarak da muhteşem, muazzam ve aşılamaz. Mehmet Akif gibi insanları doğru anlayabilmemiz, gerçek anlamda anlayabilmemiz için çok dikkat etmemiz gereken bir şey var. Günümüzde biraz bu hatayı fazla yapıyoruz. Söz konusu Mehmet Akif olduğuna göre Mehmet Akif’i anlamaya çalışırken bulmuş olduğumuz parti, sosyal örgüt, dini cemaat, sivil toplum kuruluşu, ne söylerseniz söyleyin, bunlara göre Mehmet Akif’i anlamaya çalışırsak, genelde bugüne kadar biraz öyle yaptık, Mehmet Akif’ten istifade etmemiz mümkün değildir. Biz hangi konularda yanlış yapıyoruz? Bu sorunun cevabı için Mehmet Akif’e doğru ve gerçekçi bir biçimde bakmak zorundayız” diye konuştu.

Konferanslar devam edecek

Konferansın sonunda AK Parti Sakarya İl Başkanı Recep Uncuoğlu, Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Abdülkerim Yıldırım, AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Özden konuşmacılara plaket takdim etti. Yusuf Özden, bu tür konferansların bundan sonra da devam edeceğini söyledi.









ASIM’IN NESLİ İŞTE BURADA
Mehmet Akif ve Çanakkale Ruhu’nun anlatıldığı konferansa konuşmacı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Abdurrahman Şen ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak katıldı.

AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları’nın düzenlediği “2 Destan 1 adam Mehmet Akif Hissiyatı’ndan İstiklal Marşı ve Çanakkale Ruhu” adlı konferans AKM’de gerçekleşti. AK Parti Sakarya İl Başkanı Recep Uncuoğlu, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Abdülkerim Yıldırım, AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Özden’in katıldığı programa gençler de yoğun ilgi gösterdi.

Gençlik değerlerine sahip çıkıyor
Düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Özden, Mehmet Akif ve Çanakkale Ruhu’nun önemine ve AK Gençlik Sakarya’nın bu önemle birlikte ortaya koyduğu hissiyata dikkat çekti. Mehmet Akif’in hayatının ve eserlerinin iyi okunması gerektiğinin altını çizen Başkan Özden, “Mehmet Akif’in hayatını iki saatlik konferanslara değil tüm bir hayata yayma gayretindeyiz. Çünkü Çanakkale’de yazılan destan ve bir şairden öte olan Akif, bizlere bir halkın direnişini, mücadelesini ve yüksek ruhunu anlatmaktadır. Geçtiğimiz Pazar günü Çanakkale’yi anlamak ve ecdadı anmak amacı ile 1000 kişilik bir grup ile Çanakkale’ye gittik. Gençlik elden gitmiyor, gençlik değerlerine sahip çıkıyor ve Akif’in hayal ettiği, ülkemizin yıllardır hasret çektiği Asım’ın nesli işte burada, bu salonda” dedi.

O, bir destan adamıdır
Konferansın ilk konuşmacısı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili Üzeyir İlbak, Akif’in hissiyatını anlattı. Bir mazlumun, bir mağdurun, bir direnişin büyük bir insanı olan Akif’i anlatan Üzeyir İlbak, “Akif’i kısa sürede anlatmak aslında çok zor. O büyük bir adam. Kurtuluş Savaşı’ndan önce de Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da çok büyük izler bırakmış bir büyük bir insan. Daha sonraki dönemlerde Akif’in değerler, eserleri, düşünceleri bir kül perdesi ile bir sis perdesi ile örtülmeye çalışılmıştır. Akif’in kendine özgü kişiliğini, güçlülüğü, hayata bakışındaki inanırlığı, teslimiyeti, fedakarlığı, kanaatkarlığı, onu gerektiği şekilde açık ve hakkını vererek değerlendirmemize imkan vermemektedir. Akif, yıldızların parladığı anlardan kalma ışıltısı, nehirleri, gölleri, denizleri ve okyanusları aydınlatan bir destan adamıdır. Safahat’ı eline alan her bir insan ilk bakışta sınırlı bir eserin bir yazarın karşısında bulunduğu gerçeği ile karşı karşıyadır. Eser karıştırıldıkça, şiirler okundukça o eserin ucu bucağı olmayan bir dünya, bir mücevher, bir tarih, bir gelecek, bir medeniyet ve kültür projesi ve bir kurtuluş düşüncesi destanı ile karşılaşır” ifadelerini kullandı.

O, muazzam eserler kazandırmıştır
Bu tarz programların anma programı değil anlama programı olmasını dileyenlerden ve böyle olması için gayret gösterenlerden olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Abdurrahman Şen konuşmasında, Mehmet Akif’in hayatını ve geçmişten günümüze Akif’e ve eserlerine olan bakışı anlattı.  Akif’i anlamanın kolay olduğunu, resmi birkaç söz ve resmi birkaç demeç ile bunun kolayca gerçekleştirildiğini ifade eden Abdurrahman Şen, “Biz tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar Mehmet Akif’i anlamaya, İstiklal Marşı’nın ruhunu anlamaya, Çanakkale Destanı’nın ruhunu anlamaya en muhtaç olduğumuz günlerdeyiz. Akif edebiyat tarihimizde hiçbir mısra yazmasaydı da sadece İstiklal Marşı’nı sadece Çanakkale Destanı’nı yazmış olsaydı yine bugün edebiyat tarihimizde haklı bir yere sahip olacaktı. Bu iki eser edebi olarak da muhteşem, muazzam ve aşılamaz. Mehmet Akif gibi insanları doğru anlayabilmemiz, gerçek anlamda anlayabilmemiz için çok dikkat etmemiz gereken bir şey var. Günümüzde biraz bu hatayı fazla yapıyoruz. Söz konusu Mehmet Akif olduğuna göre Mehmet Akif’i anlamaya çalışırken bulmuş olduğumuz parti, sosyal örgüt, dini cemaat, sivil toplum kuruluşu, ne söylerseniz söyleyin, bunlara göre Mehmet Akif’i anlamaya çalışırsak, genelde bugüne kadar biraz öyle yaptık, Mehmet Akif’ten istifade etmemiz mümkün değildir. Biz hangi konularda yanlış yapıyoruz? Bu sorunun cevabı için Mehmet Akif’e doğru ve gerçekçi bir biçimde bakmak zorundayız” diye konuştu.

Konferanslar devam edecek
Konferansın sonunda AK Parti Sakarya İl Başkanı Recep Uncuoğlu, Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Abdülkerim Yıldırım, AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Özden konuşmacılara plaket takdim etti. Yusuf Özden, bu tür konferansların bundan sonra da devam edeceğini söyledi.

16 Mart 2012 Cuma

T.B.M.M. Anayasa Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği'ni Ziyaret Etti.





Merhum Mehmet Akif Ersoy'un şiirinde belirttiği gibi;

''Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! ''


Program Adı: İki Destan Bir Adam Mehmet Akif'in hissiyatından İstiklal Marşı ve Çanakkale Ruhu

Katılımcılar: Sn. Abdurrahman Şen, İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı, Sn. Üzeyir İLBAK, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Vekili

Tarih: 20 Mart 2012 Salı
Saat: 19:30
Yer: Adapazarı Kültür Merkezi Konferans Salonu

AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları olarak organize ettiğimiz ''İki Destan Bir Adam - Mehmet Akif'in Hissiyatıyla İstiklal Marşı ve Çanakkale Ruhu'' konulu konferansımıza tüm halkımız davetlidir.





ADALET VE KALKINMA PARTİSİ
SAKARYA İL GENÇLİK KOLLARI BAŞKANLIĞI

Adres: Bosna Caddesi Adapazarı / SAKARYA
Telefon: 0 264 2745858
Faks: 0 264 2745878

14 Mart 2012 Çarşamba


TÜRKİYE DİL ve EDEBİYAT DERNEĞİ ile İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNÜN DÜZENLEDİĞİ
İstanbul 'da Liseliler Yarışıyor


Son Katılım Tarihi: 23 Mayıs 2012
'İSTANBUL TÜRKÇESİ' Deneme Yarışması

Detaylı bilgi için
0212 581 69 12 - 581 61 72


13 Mart 2012 Salı

 
TÜRKİYE DİL ve EDEBİYAT DERNEĞİ

Oğuz Gülay'dan
Diksiyon, Doğru ve Güzel Konuşma Dersleri
Kurs Programı:Kurs Başlama Tarihi: 26 Mart 2012 (Pazartesi)
Kurs Bitiş Tarihi: 04 Haziran 2012 (Pazartesi)
Kurs Süresi: 10 Hafta
Kurs Saatleri: 18:30 - 21:00 arası (Pazartesi)

Detaylı Bilgi İçin:
Feshane Caddesi Nu:3 EYÜP/İSTANBUL
Tel: 0212 581 6912 - Fax: 0212 581 1254
www.ded.org.tr - bilgi@ded.org.tr

Mehmet Akif Ersoy mısrayı değiştirdi mi?

11/03/2012

Milli şair Mehmet Akif Ersoy, ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirinde “Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi” şeklindeki mısrayı “Bedr’in arslanları zira, sana tek rehber idi” diye değiştirdi mi? Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay’ın Dil ve Edebiyat Dergisi’nde yazdığı makalede gündeme getirdiği bu iddia edebiyat dünyasına bomba gibi düştü. Kutlay iddiasını Ali Ulvi Kurucu’nun kendisine el yazısıyla yazdığı belgeye dayandırırken, Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon “İlk defa duydum” dedi.

Kutlay, Dil ve Edebiyat’ın mart ayı sayısındaki makalesinde 1978 hac mevsiminde ünlü edebiyatçı Ali Ulvi Kurucu’nun evinde misafir kaldığını belirterek şöyle diyor:

“Kendisine ‘Zaman zaman bazı meclislerde Mehmet Akif Ersoy’un ‘Çanakkale Şehitlerine’ başlıklı şiirindeki ‘Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi’ mısrası hakkında bazı tenkitler yapılıyor’ dedim... Akif’in ruhani derinliğini takdir edemeyenler, Çanakkale şehitleri övülürken asıl amacın aşıldığını iddia ederler. Benzer kanaat taşıyanlar arasından aynı mısraya Bedir mücahitlerinin küçük düşürüldüğü gibi bir anlam yüklemek isteyenler de çıkmaktadır.”

Merhum Ali Ulvi Kurucu, bu açıklama üzerine, “Yaaa... Bu mısra hâlâ tenkit ediliyor demek ki!” sözleriyle tepki verdikten sonra, Akif’in ilgili mısrayı nasıl değiştirdiğini şöyle anlatır: “Mehmet Akif Ersoy’un arkadaşı Ferid Kam ‘Bu mısrada Çanakkale şehitleri, Bedr’in arslanları’na benzetileceği yerde Bedr’in arslanları Çanakkale şehitlerine benzetilmektedir. Burada yapılan teşbih-i maklub dini açıdan uygun değildir’ der. Mehmet Akif Ersoy ise, birçok İslâm âliminin huzurunda bu şiiri okuduğunu, hiçbir itiraz gelmediğini söyler. ‘Ama madem böyle bir mahzur var, o halde değiştiriyorum’ der ve bu mısrayı (Bedr’in arslanları zira, sana tek rehber idi) şeklinde değiştirir. İstirhamım üzerine Ali Ulvi Kurucu merhum, kendi el yazısıyla bu mısrayı bu yeni şekliyle benim defterime yazarak bu edebî hatırayı tescil etmiştir.”

Bugün ne Safahat’ta ne de Akif ile ilgili yazılan kitaplarda bu durumdan söz ediliyor. Kutlay’ın bu iddiası Ali Ulvi Kurucu’nun hatıralarında da yer almıyor. Ancak el yazısının Ali Ulvi Kurucu’ya ait olduğunun belirlenmesi en önemli belge niteliğinde. Edebiyat dünyasında ve tarihçiler arasında çok tartışılacak konuyu torunu Selma Argon’a sorduk. Argon şöyle konuştu: “İlk defa sizden duyuyorum. İlim adamları, dedem üzerinde araştırma yapanlar sanırım bu konuya daha vâkıftırlar. Aile büyüklerimiz yaşıyor olsaydı belki onlar da bilebilirlerdi. Lakin ben hiç onlardan da duymadım.”

Bir yanda Bedir kahramanları bir yanda Çanakkale şehitleri Şair - yazar Beşir Ayvazoğlu ise daha önce duyduğu ancak irdelemediğini söylediği konuyla ilgili şunları aktardı: “Merhum Ali Ulvi Kurucu Bey’i sağlığında tanıdım. Çok defa sohbet etme şansını yakaladım. Ancak kendisi hiç bu konudan söz etmedi. Bu eleştiriyi daha önce de duydum. Hatta her iki türlü de eleştirenler var. Çanakkale kahramanlarını çöl bedevilerine nasıl benzetirsiniz diyenleri de duydum. Bedir kahramanları ile Çanakkale askerlerinin eş tutulmasına tepki verenleri de. Akif’i anlamayanlar maalesef bu eleştirileri yapıyorlar. Ancak milli şairin bu mısrayı bu eleştiriler yüzünden değiştirdiğini bilmiyorum. Hele ‘Bedr’in arslanları zira, sana tek rehber idi’ cümlesi hiç de Akif’e uyan, o şiiri tamamlayan bir cümle gibi gelmedi bana. Uydurma olabilir.”

‘Yaralanıp’ yerine ‘vurulup’ Tarihçi Mehmet Rüyan Soydan: “İlk defa duydum. Ali Ulvi Kurucu’nun yazdığı Mehmet Akif ile ilgili bölümleri de okudum, hiç böyle bir şeyden söz etmiyor. Merhumun o mısrada maksadı belli. Bir mahsur gördüğünü de sanmıyorum. Sonrasında bu konuda tenkitler olduğunu biliyoruz. Bakın aynı şiirde ‘Yaralanıp tertemiz alnından uzanmış yatıyor’ mısrasındaki yaralanıp kelimesini daha sonra ‘vurulup’ kelimesi ile değiştirdiğini biliyoruz. Ancak bunu hiç duymadım.”


8 Mart 2012 Perşembe


8 Mart

Dünya Kadınlar Günü

Kutlu Olsun!

TÜRKİYE DİL ve EDEBİYAT DERNEĞİ

7 Mart 2012 Çarşamba

Meraklısına 12 Eylül Romanları
• Hoşçakal Umut, Ayla Kutlu
• Köprübaşı, Yavuz Bahadıroğlu
• Hayır, Adalet Ağaoğlu
• Devrimciler, Kaan Arslanoğlu
• Dün Korkusu, Nihat Genç
• Kelepçenin Türküsü, Remzi Çayır
• Sıcak Külleri Kaldı, Oya Baydar
• Ne Güzel Çocuklardık Biz, Metin Celal
• Tek Kişilik Ölüm, Vedat Türkali

02.03.2012 itibarıyla derneğimizin adı “Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği” olarak tescil edilmiştir.
Yeni ismimizin Türkiye’miz için yararlı sonuçlar doğurmasını diler, üyelerimize saygı ile duyururuz.

Ekrem ERDEM

TDED Genel Başkanı

1 Mart 2012 Perşembe

DİL ve EDEBİYAT DERGİSİ
39. Sayı Çıktı!


 
A'dan Z'ye EDEBİYAT ve AŞK
"Maziseverlik Melankolisi"Ömer Lekesiz ile Söyleşi
Fuat Köprülü
Prof. Dr. Birol Emil


 

15 Şubat 2012 Çarşamba

Gurbetteki Öğrencilerin Anıları Ödüllendirildi

Mersin Üniversitesi ve Mersin Dil ve Edebiyat Derneği işbirliğinde düzenlenen "Gurbette Öğrencilik" konulu anı yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. 15 Şubat 2012 Çarşamba günü Çiftlikköy Kampüsü Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen ödül töreninde, birinciye IPAD bilgisayar, ikinciye küçük dizüstü bilgisayar, üçüncüye dijital fotoğraf makinesi ve mansiyon kazanan üç esere kitap seti hediye edildi.


'Gurbette Öğrencilik' Anı Yarışması, Mersin'de yaşayan üniversite öğrencilerinin dil, edebiyat ve kültürümüze ait değerlerimizle ilgili bilincini geliştirmek, yazdıkları eserleriyle kendilerini ifade edebilen nitelikli bireylerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlendi.



Yarışmanın ödül törenine, Mersin Vali Yardımcısı Hüseyin Parlak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Özdemir, Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir İlbak, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi, Mersin Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Dr. Mustafa Erim, MEÜ Rektörlük Türk Dili Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hürriyet Gökdayı, MEÜ Kültür ve Edebiyat Topluluğu Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Tan, Mersin Dil ve Edebiyat Derneği Yönetim Kurulu üyeleri, topluluk üyeleri ile çok sayıda davetli ve öğrenci katıldı.



Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Dörtlüsünün müzik dinletisiyle başlayan törene Mersin milletvekilleri Çiğdem Münevver Ökten, Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, Ali Rıza Öztürk ve Mehmet şandır birer tebrik mesajı gönderdiler.


Vali Yardımcısı Hüseyin Parlak, törende yaptığı konuşmada, gençlerle ilgili bir yarışma düzenleme fikrinin takdire şayan olduğunu belirterek, "Gençlerin hayatlarına değer katmak, onların yaşamlarında farkındalık yaratmak adına yapılacak ne kadar çok aktivite olduğunu bu yarışma ile bir kez daha gördük" dedi. Gençlerle ilgili olan, onların hayatlarına bir anlam katan, onları hayata hazırlayan ve motivasyonuna bir değer katacak olan her faaliyete katılmaktan heyecan duyduğunu belirten Vali Yardımcısı Parlak, "Önemli olan insanların düşüncelerini dile getirmeye teşvik edilmesidir" diyerek yarışmanın bundan sonraki çalışmalar için başlangıç olması ve gençlerin katılımının artması dileğinde bulundu.


Yarışmanın Düzenleme Kurulu Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Özdemir de yarışma boyunca çok güzel bir işbirliği sağlandığını dile getirerek Dil ve Edebiyat Derneği ile üniversite topluluklarının yarışmaya büyük katkılar sağladığının ve titizlikle çalıştıklarının altını çizdi. Yarışma düzenlemeye karar verdiklerinde katılımın az olabileceği ve eserlerin niteliği yönünde bazı kaygıları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özdemir, "Ancak yarışma sonunda gördük ki, bu kaygılarımız çok yersizmiş. Ne mutlu bize ki, çok iyi sonuçlar elde ettik. Bence artık kaygılanacağımız bir şey yok. Törene, üniversite dışından katılımın bu kadar çok olması da bize ayrıca mutluluk verdi" dedi.


Dil ve Edebiyat Derneği Mersin Şubesi Yönetim Kurlu Başkanı Dr. Mustafa Erim ise, dilde yaşanan kirlenmeye ve dilin yanlış kullanımına vurgu yapan bir konuşma yaptı. Yarışmanın üniversite öğrencileri arasında büyük bir yankı bulduğunu belirten Erim, yarışmaya 83 eserin katıldığını söyledi. "Yarışmaya katılan gençler, günümüz yazarlarının ayak izlerini takip etmektedir. Onlar, geleceğin yazarı olmanın ışığını yakmışlardır" diyen Erim, yarışmaya katkı sağlayan herkese teşekkür etti.




Konuşmaların ardından dereceye giren eser sahipleri açıklandı ve eserler okundu. Özgünlük, amaca uygunluk, temayı yansıtma ve Türkçeyi etkin kullanma kriterleri göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonucunda; yarışmanın birincisi "Çilekli Dondurma" adlı eserle Emine Seçil Aydın, ikinci "Yalnızlığımın Başkenti" adlı eserle Gizem İzmir ve üçüncü "Gülümserim Duvarlara" adlı eserle Nimet Derya Baran oldu. Yarışmada "Umut" adlı eserle Bilal Çiftçi, "Muskamdaki 50 Lira" adlı eserle Ahmet Koyuncu ve "Ağladıklarım da Büyür Zamanla" adlı eserle Gökhan Yaman mansiyon ödülüne layık görüldüler.



Yarışmanın birincisine IPAD bilgisayar Vali Yardımcısı Hüseyin Parlak tarafından verilirken, ikinciye küçük dizüstü bilgisayar Prof. Dr. Yüksel Özdemir tarafından, üçüncüye dijital fotoğraf makinesi Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir İlbak tarafından takdim edildi. Mansiyon kazanan üç esere kitap seti hediye edildi; hediyeler Dil ve Edebiyat Derneği Mersin Şube Başkanı Mustafa Erim, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi ve Rektörlük Türk Dili Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hürriyet Gökdayı tarafından verildi.

Ded Mersin